İnsanın giderek “kızılmaske ormanda 10 kaplan gücündedir” seviyesine geldiğini görüyorum yapay zeka sayesinde.
Bilgi işlem kabiliyetim çok sınırlı. Fena bir kullanıcı sayılmam ama hala baş edemediğim bir sürü sorun yaşıyorum dijital araçlarla. Örneğin web sitelerimi kendim yaptım, önce WIX, ardından WordPress, şimdi de Google Sites, ama indekslenmeyen sayfalar mevzusu için ne yapacağımı bir türlü çözemedim.
Evrim Ağacı’nın “Yapay Zeka’nın yeni Kralı” videosu gözümün açılmasına vesile oldu. Dün akşam iki saatte, epeydir hayalini kurduğum sohbet robotunu yarattık Claude ile. Her bilgiyi her yerde verdiğimi düşünmeme rağmen, insanlar bana tek tek ulaşıp sorular soruyorlar. Artık isteyen kitap ve sinema kulübüm hakkında istediği soruyu soracak. Önümüzdeki ay hangi kitabı okuyoruz, inovasyon hakkında hangi kitapları okumuştuk, toplantı hangi gün, arkadaşımı da kulübe kaydetmek istiyorum ne yapmalıyım sorularını chat’e yazıp, saat kaç olursa olsun yanıtını şıp diye alacak.
Claude beni adım adım yönlendirdi. Bunun için programın çalışacağı bir siteye (Netlify) kaydoldum. Bilgileri websitemin adresini verip çekmesini istedim ama kitap listesi bir galeri gibi kaydedildiği için onu alamadı. Sonra bu veriyi çekebilmesi için Google Sheet’te bir tablo oluşturdum. Sonra dedim ki bu bomboş bir liste olmasın, kitaplar ve filmler hakkında başka bilgiler de gireyim, deyip Claude’a doldurttum. Sheet’i paylaşıma açtım ama önce okuyamadı. Sonra ondan aldığım taktikle CVS dosyasına çevirtip web’de paylaştım, onun linkini verdim. Sonra bir Claude’dan API almam gerekti, onu da becerdim. O noktada “istersen harcama için aylık bir limit koy, kötü bir sürprizle karşılaşma” dedi. Anladım ki bu sorguların her biri para demek. Eh mantıklı, ama yanlış anlamadıysam bir soru 1-2 kuruş tutuyor, deneyip göreceğiz.
Resmen sıfırdan yapay zeka ile yazdığım bir programım var. Allah korusun sanki kördüm, bir anda gözlerim açıldı. Hayatı şimdi bambaşka algılamaya başlıyorum. Bir programcı demek dijital devirde böyle hissediyormuş. Her şey için bir program yazılabilir gibi hissediyorum.
Hiçbir sorun olmadı demiyorum. Test sırasında birçok soruya yanlış cevap verdi. Bunları tek tek söyledim, çok defa sorunu çözdüğünü sandı ve çözülmedi ama ben de pes etmedim. Ama Chat GPT’nin geçmişte yaptığı gibi “şimdi yaptım, bak oldu bile” diye beni zıvanadan çıkarmadı. Gerçekten üstesinden gelebildik sorunların. Yönergeler açıktı ve beni yarı yolda bırakmadı.
Şunu da hissediyorum, bir program yaptığında sürekli onu daha başka neler yapabileceğini düşünmekten geri kalamıyorsun, yani sürekli bir gelişim arayışında oluyorsun. Bu sabah mesela acaba kayıt tutabilir mi, insanlar ne soruyorlar diye; onu da becerdik.
Bu benim ilk tasarladığım programım, yani benim müdahalem olmadan kendisi çalışacak ve bakalım neler yumurtlayacak. Hiç kod yazmadan bunu yapabildim, bakalım ben de kendimi nereye kadar geliştirebileceğim.
Denemek isterseniz işte “kuzu“…






