Foto: Indigo Dergisi

İnsan-Gezegen-Kâr üçgeni

Yangınlar hepimizi kahretti. Böyle zamanlarda ortaya çıkan duygu yoğunluğu kendine taşacak ve aksiyona dönüşecek yer arar.

İnsanlar etraflarında güvenecekleri kişi ve kurumları aradılar. Rüştünü ispat etmiş TEMA, Ahbap gibi kurumlar öne çıktı gördüğüm kadarıyla. Son yıllarda bölünmüşlük ve güvensizlik çok yaygın olduğu için bilim insanlarını, konunun uzmanlarını dinlemek zor geldi, malzeme ve gıda desteğinin yanı sıra bir an önce yeşillendirme eskiye döndürme telaşı aldı insanları. Oysa uzmanlar bu fidan olayının doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiriyorlardı. Tabii bir de yine cadı avı başladı, şirketler nerede? Onlar da artık refleksleşmiş şekilde gönlünden koptuğunca fidan, malzeme, ürün yollamaya giriştiler. Kendilerine bir fayda sağlamaya çalışmaktan çok bu taşan hayal kırıklığı ve öfkeden sakınmak olarak görüyorum doğrusu yapılanları.

Tabii bu markaların ve şirketlerin duygu projektörleri üzerinde değilken birşey yapmaması anlamına gelmemeli. Marka amacı şirketlerin varoluş sebepleri için “insan-gezegen-kâr” üçgeninde anlamlı bir yer bulmasını sağlıyor bence.

Geçtiğimiz yıl Thomas Kolster ile bu konularda bir söyleşi yapmıştık. İngilizce söyleşimizi ve benim Türkçe özetimi dinleyebilirsiniz.

Tartışmaya katılın

Okumaya devam edin