Biraz da gülelim

Biraz da gülelim…

Eskiden böyle bir kalıp vardı günlük gazetelerde, karikatürler veya fıkralar için kullanılan.

Yani çok ciddi meselelerden, işlerden bahsediyoruz, ama biraz da gülelim.

Bugün insanlığın kendi hayatını getirdiği noktaya ben de acı acı gülüyorum. Gülmek ne zaman ve niye “biraz” kalıbına kondu? Bir kahkaha bir pirzoladır diye espirisi yapılan şeyi, bilim tescil ediyor. Hayata olumlu tarafından bakmak, işbirliğini getiriyor, sosyal olmak hayatı uzatıyor, güzelleştiriyor. Gülmek stresi azaltıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kan basıncını düzenliyor, ağrı toleransını artırıyor, bedava ilaç yani faydaları saymakla bitmez…

Ağustos böceği gibi gezelim demiyorum ama hep karınca da olmayalım. Ben bir ortasını bulduğumu düşünüyorum. Yaptığım işe hep bir eğlence katmaya çalışıyorum. Zaten verimliliğin sırrını çözenler bunu ihmal etmiyor.

Big5 Mingle’ın başlattığı #ArtificiallyInspired etkinlikler serisinde seçtikleri 5 ilham perisinden, bu buluşmaya rengini veren THALIA idi. Bu muzip ilham perisi “komedya” yani insanı insan yapan hiciv ve dolayısı ile neşeyi temsil ediyormuş.

Melda‘nın sahnede bu ayki konukları ise insana yaşama sevinci veren tasarım markası Zsa Zsa Zsu’nun Kültür ve İş Geliştirme Direktörü İsmail Ünal ve Mizah Atölyesi’nin kurucusu Cengiz Ferhat Altay’dı. Yapay Zeka’nın yapamadığı, yapsa da bizi pek etkileyemediği bir alandan, mizahtan konuştular. Özellikle de bir şirket için mizahın ve ona imkan veren iklimin nelere kadir olduğundan bahsettiler.

Gerçekten benim tecrübeme göre YZ bir espirinin, bir oyunun hangi ortama gidip gitmeyeceğini kestirmekte oldukça zayıf. İyi espiriyi gördüğünde tanıyor olabilir, ama ben de çok güzel bir yemeği tadınca anlayabiliyorum da pişiremiyorum, bunun gibi bir şey.

Epeydir söylüyorum; yapay zekayı asıl insanın iyi olduğu konularda kullanmakta ısrar ediyorlar, resim yaptırmak, şarkı yazdırmak, video üretmek vs. En sıkıcı işlerde ise (Claude’un hakkını yemeyeyim) hala şapşallığı üstünde. “Onu şurdan al buraya yapıştır, şununla harmanla, şöyle sun” işleri hala deveye hendek atlatma mertebesinde. Muhtemelen her yeni teknolojide olduğu gibi burada da bir *okunu çıkarma ve sonra dengeye gelme süreci yaşayacağız. Biz sadece insanlığımızı ve onun nimetlerini kaybetmeyelim, yaratıcılığımıza hepten küsmeyelim, benim derdim o.

Her ay Han Spaces Nisbetiye’deki bu etkinliklere katılım davetiye ile, müracaat Melda Goknel ve Dr. Esra Selen ALTUĞ Hanım’lara.

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın