BM’nin 2026 yılını “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllülük Yılı” ilan ettiğini biliyor muydunuz?
Gönüllülük, iyilik yapmak, aslında karşı tarafa olduğu kadar insanın kendisine fayda sağlıyor, stresi azaltıyor, insana huzur ve mutluluk veriyor.
AbilityPool, kurumların sosyal sorumluluk projelerini yönetmeleri, raporlamaları ve çalışanlarını gönüllülük fırsatlarına teşvik etmeleri için tasarlanmış, onları STK’larla bir araya getiren bir dijital platform, kurucularından Özlem Ülker’i podcastimde ağırlamıştım, 162’inci bölümde.
Özlem Hanım 50’den fazla kurumdan elde edilen verilerle hazırlanan Gönüllülük Raporu’nun öne çıkan içgörülerini paylaştı. Öncelikle bu raporun Türkiye’yi temsil etmediğini, gönüllükle daha çok iç içe olan bir kitlenin durumunu yansıttığını söyleyebiliriz.
İş hayatında, her iki kişiden biri daha önce gönüllük yapmadığını beyan etmiş. Araştırmadaki gönüllülük yapanların %79’u kurumların merkez çalışanları, %57’si kadın ve Gen-Y katılımı en yüksek kuşak. Bu tespitleri şöyle yorumluyorum; gönüllülük işlerine dahil olmak için merkezde çalışanlar belki biraz daha kendilerini gerçekleştirmek için arayış içinde. %57’sinin kadın olduğuna şaşırmadım, hatta daha yüksek beklerdim. Benim X kuşağım yönetici pozisyonlarında ama sahada pek yoklar. Yoksa X’in sayısı da mı görece azaldı iş gücünde ondan mı bilemedim. Ama Özlem Hanım’ın da belirttiği gibi yöneticilerin örnek olmaları şart.
Kurumlara gönüllülük faaliyetlerinde nerede zorlandıkları sorulduğunda birinci sırada “katılımcı bulma zorluğu” var, sonra “doğru STK ve uygun proje” eşleşmeleri geliyor.
Bir çarpıcı bulgu da Goodera Gönüllülük Katsayısı 2025 Raporu’ndan; Türkiye gönüllülükte Ortadoğu bölgesinde son sıradaymış.
2014 tarihli bir uluslararası bir araştırmada da Türkiye’de yetişkinler arasında herhangi bir gönüllülük faaliyetinde bulunanların oranının %6.2 olduğunu paylaşmıştım bir yazımda. Bu da sondan ikinci sıradaydı.
Bir afet sonrası herkes işini, gücünü, ailesini bırakıp yardıma kalkışıyor ama bu bilinç kriz olmadan hayatımızda yer bulmuyor.
Hafta içi kadın cinayetleri konusunda yazmış ve kendimce uzun dönemli ama yüksek etkili çözümün dezavantajlı çocukların değer görmeleri ve kendi yetenekleri doğrultusunda geliştirilmeleri olduğuna inandığımı söylemiştim. Eğer devlet böyle bir vizyondan veya imkandan yoksunsa, şirketler ve bireyler bu konuda inisiyatif alabilirler.
Gönüllülük anlamında Özlem Hanım’ın şu vurgusuyla bitireyim. Stereotip gönüllülük sahaya inip çorba dağıtmak, okul boyamak gibi etkinlikler. Böyle olmak zorunda değil; probono gönüllülük uzmanlığınızı hizmete sunmanız anlamına geliyor. İK’cıysanız bir STK’nın İK süreçlerine katkıda bulunabilirsiniz, IT’ciyseniz STK’nın web sitesine destek olabilirsiniz, finansçıysanız muhasebesine vs.
Abilitypool bu anlamda önemli bir tecrübeye sahip, çalışanlarını gönüllülükle ödüllendirmek isteyen firmalara duyurulur. Belki kurumlara bağlı olmayan veya olmak istemeyen şahıslara da bir kanal açarlar.









