Bir Anadolu çınarının ardından

İş insanı kıymetli Kamil Yazıcı’nın vefatını üzüntüyle öğrendim.

Doğumumdan bir yıl önce ortağı kıymetli İzzet Özilhan ile kurdukları şirkette 20 yıl çalıştım ve benim bütün hayatıma damgasını vurdu o şirket. Edindiğim maddi, mesleki birikimlerden, yaşadığım ülkelere ve belki de en önemlisi eşimle tanışmama vesile oldu.

O “kıymet” nereden geliyor biliyor musunuz, sıfırdan bir iş kurmaktan, değer yaratmaktan, onbinlerce insana gelir kapısı açmaktan, onları yetiştirmekten ve kazandıklarından ülkeye eserler bırakmaktan…

Belki ODTÜ’nün efsanevi rektörlerinden Kemal Kurdaş’ın da bir dönem danışmanlıklarını yapması sayesinde şirketin ODTÜ’lülere kucak açmasının da etkisi vardır, benim de şirkete “kolayca” girişime.

Kamil Ağa ile (herkes öyle bahsederdi Kamil Bey’den) birçok kez karşılaştım toplantılarda ama benim için en özel olanlarından biri (yanılmıyorsam) bu fotoğrafın çekildiği günlerdedir.

2003 yılı olsa gerek, Moskova fabrikamızın yanına büyük bir depo ve ek binalar yapılmıştı. Onun açılışına gelmişlerdi, İzzet Bey ile birlikte. Daha sonra bir öğle yemeği yenmişti, upuzun bir masada. Ya Tuncay Bey ya da Genel Müdürü’müz Semih Bey, tam hatırlayamadım, beni yanına götürüp ona takdim etmişlerdi. Hiç beklemediğim bir anda Kamil Ağa ile oturup kısa bir sohbet etmiştik bana pazar ve tüketiciler hakkında sorular sormuştu.

2007 yılına kadar başkanlığı sürdürmüş sonra Tuncay Bey’e koltuğunu devretmişti. Ama onursal başkanlığı süresince de şirketin kritik kararlarında ağırlığı olduğunu hissederdik.

İzzet Bey de 2014 yılında aramızdan ayrılmıştı. Bu iki insanın hatırası önünde saygıyla eğiliyorum, nur içinde yatsınlar.

Fotografta ön sıra (sol baştan): Ben, Kamil Yazıcı, Semih Maviş (E.Rusya Gn.Md.), Tuncay Özilhan, Muhtar Kent, İzzet Özilhan, Eldar Mirzoev (E.Rusya’nın o zamanki ortaklarından)

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın

Okumaya devam edin