Şirketlerin, özellikle hizmet sektöründe faaliyet gösterenlerin üstün taraflarını keşfetmeleri kolay değil. Çünkü herkes kendine kör.
FastCompany’nin geçen haftaki bir makalesinde çok güzel tavsiyeler sunmuşlar.
👂 En büyük referans tabii müşteri geri bildirimi.
İşte müşterilerinize sorabileceğiniz yanıtı çok değerli sorular:
“Neden beni diğer [hizmet sağlayıcılarına] tercih ettiniz?”
“Daha önce başka [hizmet sağlayıcıları] ile çalıştınız mı?” / Evet ise, “Bizimle yaşadığınız deneyim hangi açıdan farklıydı?”
“Bu deneyim hakkında sizi şaşırtan bir şey var mı?”
“Birlikte çalışmamızdan elde ettiğiniz bazı ana faydalar nelerdi?”
“Bir arkadaşınız [XYZ hizmeti] arıyorsa, bu deneyim hakkında onlara ne bildirmek istersiniz?”
👀 Meslektaşlarınız da çok iyi birer dış göz. Onlara örneğin: “Kişisel güçlü yanlarımı ve markamı/işimi tanımlamak üzerinde çalışıyorum. Beni düşündüğünüzde, aklınıza gelen ilk üç – beş kelime nedir?” “Bunları sergilediğimi ne zaman gördünüz? Özellikle ne yapıyordum veya ne diyordum?”
Başkalarının sizi nasıl tanıdığı, onlara nasıl fayda sunabileceğiniz hakkında vaka bazlı içgörüler sunar.
📝 Muhtemelen, yaptığınız işler için sizlere teşekkür eden meslektaşlarınızdan veya müşterilerinizden e-postalar veya mesajlar alıyorsunuzdur. Notları saklayın! Daha iyisi, bunları bilgisayarınızda bir dosyada biriktirin veya bir deftere yazın. Zamanla, nasıl algılandığınıza ve başkalarının sizde en çok hangi özellikleri değer verdiğine dair temaların ortaya çıktığını göreceksiniz. (Ekstra bonus: Övünme defteri, gününüz kötü geçiyorsa size bir özgüven artırıcı sağlar.)
🎯 Tüm bu bilgilerden kendimizi yaptıklarımızı yeniden konumlandırabiliriz. Çünkü çoğu zaman kendi varsayımlarımızla bir amacın peşinden koşturuyoruz, hedef kitlenin arzuladıkları ile bizim verebileceklerimizi tanımlayan değer önerisi havada kalıyor. Benim sıklıkla ifade ettiğim “problemi olmayan çözüm” durumu.
Kaynak: Fast company makalesi





