Kaderini sev

Kendini tanı en temel öğüdümdür herkese, bir kardeş geldi ona. “amor fati”, kaderini sev. Nietzsche’nin sıklıkla referans verdiği bir terimmiş.

Kendini tanıdın neyi yapıp yapamayacağını anladın. Ama bununla ne yapacaksın? Hayat sana limon vermişse, limonata yap da demişler, Latince’ye alerjiniz varsa, bu da bizden bir anlatım.

Nurhan’la geçmişimiz araştırmacı yıllarımıza dayanıyor. O aynı zamanda iyi bir felsefeci ve düşünürdü, işine yaklaşımında bunu net görebilirdiniz.

Kitap size Nurhan’ın nöral bahçelerinde gezme fırsatı sunuyor. Bir oturuşta da okunur ama her sayfada geriye yaslanıp düşünülecek fikirler, öngörüler var.
Trendler ise kaderi tahminliyor bir anlamda. Önünüze ne geleceğini bilmek kendinizi hazırlamanıza imkan veriyor.

Trend nedir, megası, makrosu, mikrosu nasıl anlaşılır, nasıl etkileşirden tutun hayatın tüm alanlarına ilişkin tespitleri var Nurhan’ın.

Kitaptan şöyle oturup düşünmeli laflara bir kaç örnek:
– Eylem yerini komuta bırakıyor.
– İnsanlar unuturken doğa hatırlıyordu.
– Şehirde görünür olmak hayatta kalmanın yeni hali.

Bir de kendimi bulduğum, kitabın kapağından bana göz kırpan “siyah kuğu” var, toplumdaki insan tiplerine, segmentlerden birine ismini veren, tanımı şöyle;
Genç yaşında başkasının sevmediklerini sevmeye, yapmadıklarını yapmaya yeltenir. Zoru sever, cephe ve zor işler hep ona kalır. Kimsenin girmediği ayak basılmamış yollara sapar. Beyaz kuğu olamayacağını, siyahın ne beyaz ne sarı ne de başka bir renk tarafından yutulmayacağını bilir.

Bir TED talk dinler gibi okumalık bir kitap. Ya da çağırın Nurhan’cım anlatsın!

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın