Dikkat ekonomisi

Dikkat ekonomisi terimi, insanların kendilerine sunulan bilgi zenginliğini yönetme şeklini ifade eder. 1971’de bu terimi ilk kez kullanan Nobel ödüllü ekonomist Herbert A. Simon şöyle yazdı: “Bilgi zenginliği, dikkat yoksulluğu yaratır ve bu dikkati onu tüketebilecek bilgi kaynaklarının bolluğu içerisinde verimli bir şekilde paylaştırma ihtiyacını da beraberinde getirir.”
Çok sayıda içerik kaynağının günlük hayatımızda yaygın hale gelmesiyle birlikte dikkat ekonomisi, dikkat süresinin giderek azalması sonucunda ilgimizi çekmek için çabalayan multimedya araçlarının rekabetini anlatmak için kullanılır.

Bu tanımı “amazon ads” sayfasından aldım. Yani “kuzuları koruma” kavramının tanımını “Kurtlar Birliği” sayfasından aldım diye de düşünebiliriz.

Bu ekonomik düzen, zıddını da üretiyor. IKEA “ben sizi korurum” diye meydana çıkmış. Görsel ve işitsel dikkat dağıtıcılardan korumak için paneller ve modüller üretmişler. Katlanan, yükselen, alçalan masalar falan var. Herşey modüler ve hareketli. Bu koleksiyonun adı da İsveççe Mittzon (nötr bölge) anlamına geliyormuş. Panelleri gerçekten beğendim, podcast kaydederken böyle mobil panellerden faydalanmak çok iyi olurdu.

IKEA aslen ev için mobilya üretmesine rağmen, bu konuya duyarsız kalamamış, günümüzün sorunu bu; dağılmamak, kontrolü yitirmemek…
Ben de sürekli dikkatimi toplayabileceğim taktikler deniyorum. Bir tanesi kulaklıkla müzik dinlemek. “Bu mu yani” demeyin. Bizim nesil radyo veya müzik setini açar ve dinlerdi, ders çalışırken, tabii hayallere kapılıp gitmek de riskler arasındaydı her zaman. Ben ebeveynlerimi hiçbir zaman ikna edemedim mesela bunun iyi bir yöntem olduğuna. Ne yalan söyleyeyim kızımın da test çözerken youtube’dan müzik dinlediğini görünce, ben de gözlerimi deviriyorum.

Ama şimdi kulaklığımda “deep focus” veya “intense studying” gibi bir playlist olduğunda, bir şartlı refleks oluşuyor, “tamam şimdi çalışıyorum, başka bir şeyle alakadar olmamam lazım” diye. Hele de bunu pomodoro gibi, belli zaman aralıklarına bölerek yaparsanız daha iyi olabiliyor, 25 dakika veya 40 dakikalık bloklar halinde. Bunu yepyeni bir keşifmiş gibi söylemiyorum, denemediyseniz, denemeye değer demek istiyorum.

Sizin odaklanma sırrınız var mı? Paylaşır mısınız? 😉

Haberin kaynağı: FastCompany; Fotograflar: IKEA

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın

Okumaya devam edin