Yamalı Nike’la havanı at!

Spor ayakkabı bizim neslin arzu nesnesiydi. Ben Nike’cıydım, ortaokuldan beri. Tabii, ya Alsancak’ta Amerikan pazarından alabilirdin, ya da yurtdışından gelen birine ısmarlaman lazımdı. Ismarlayacaksan öyle hangi modeller var, onu da bilemezsin ki. Sadece üretim yerleri, kalitesi için bir nişaneydi. Şimdi unuttum nereninki makbuldü; Kore olanı galiba, yok Tayvan mı? Filipin miydi yoksa? Yok mu yahu Boomer aramızda? 😁 En şanslımızın iki çifti vardı en fazla, gözümüz gibi bakardık.
Sonra üniversitenin birinci sınıfının yazında Amerika’ya ablamların yanına gitmiştim. Oradan bir “limited edition” Nike almıştım, hala hatırlarım, 8-9 yıl giydikten sonra maalesef çalınan valizimin içinde gitmişti, çok daha değerli şeylere değil de ona yanmıştım.

Nike Londra Oxford Caddesi’ndeki dev mağazasına, Robot destekli Uzun Yaşam Laboratuarı kurmuş (B.I.L.L – Bot Initiated Longevity Lab). Belli modellerdeki eski ayakkabınızı getiriyorsunuz. Robot bir güzel üç boyutlu modelini çıkarıyor, sabunluyor, fırçalıyor, tespit ettiği yerlere dikiş atıyor, gerekirse dekoratif yamalar uyguluyor. En sonda da yeni bir tabanlık ve bağcıklarla yepyeni yapıyor.

Bunun gösterge değeri o kadar yüksek ki. Her şeyi kullanıp attığımız, tüketimin kutsandığı bir çağda, son teknoloji ile bir robot yapıyorlar, senin eskiyen ve belki artık insan içine çıkmayı kendine yakıştıramadığın ama atmaya da kıyamadığın kıymetlini onarıyorlar. On puan, on puan, on puan…

Gerçi henüz kalıcı değil bir pilot çalışmaymış, Nike’ın diğer dönüştürme ve geri kazanma programları kapsamında.

Sürdürülebilirlik gündemi sadece nasıl ürettiğinizle (kaynak kullanımınızla) alakalı değil, atığı değerlendirmek de değil, asıl mesele atmamakta! Tebrikler Nike bunu hatırlattığın ve bu adımı attığın için! 👌👏👏

Haber kaynağı: Trendwatching
(Not: Videoda ses yok ama izlemesi çok keyifli)

Tartışmaya katılın