Resim: Alexander-Grigoryev / Unsplash

Oyun bizden sorulur

Türkiye oyun sektörü aldığı yatırımlarda bu yılın ilk yarısında Avrupa birincisi!

Startups.watch‘ın raporuna göre yılın ilk 6 ayında 12 Türk oyun girişimi toplamda 333 milyon dolar yatırım alarak oyun sektöründe Avrupa birincisi oldu. Türkiye’nin ardından 158 milyon dolarla İngiltere ikinci sırada yer alırken Norveç ise 60 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı.

İnsan merak etmeden duramıyor, nedir Türkiye’nin global anlamda bunca büyük rekabetin yaşandığı bir alanda bu kadar ilgi görmesinin nedeni? Tabii ilgi kara kaşımıza, kara gözümüze değil, bu alandaki başarıdan kaynaklanıyor.

Bu soruyu Değer Yaratmanın Formülü | Podcastinde dünyanın önde gelen oyun motoru (yani oyun geliştirme platformu) Unity Technologies’in Başkan Yardımcısı Ulas Karademir’e sordum.

Özetle dedi ki, her şeyden önce, oyun oynama kültürümüzde var, iş çıkışı kahveye gidiyoruz, bu biraz doğu ülkelerine has bir şey; okey, iskambil, dama, tavla, domino vs. bu bir avantaj. İkincisi aşırı dercede pratiğiz, pragmatiğiz. Bir teknoloji üretiminde fazla hataya yer olmayabilir ama oun sektörü biraz hata kaldırıyor. Tez canlılığımız ve “tamam oldu, yetti” yaklaşımımız bize zaman kazandırıyor (çok titizlenen rakiplerimize karşı). Üçüncüsü de çok girişimciyiz. “Yaparız, ederiz…” modundayız. Ulaş Bey Türk annelerinin çocuklarını yetiştirirken sürekli doldurmasından, gazlamasından kaynaklandığını düşünüyor. 😄 Tabii oyun ihraç etmenin de kolay olması bir etken, oyunda lojistiğe ihtiyaç yok. Fiziki bir ürün yok. Direkt ihracatçısınız, para Apple, Google’dan geliyor.

Türkiye’nin kalkınmasında bu bize nasıl bir ilham veriyor, neler öğrenebiliriz oyun sektöründen diye düşündüğümde yine tasarım odaklı düşünmeye geliyorum. Çevik olmak uzun uzun plan yapmak yerine girişmek iyi ama sermaye yoğun işlerde bu girişimciyi batırıyor; demek ki kendimize aşırı güvenimizi dizginlemeli, tüketiciyi ve pazarı daha iyi anlamaya, hipotezlerimizi test etmeye çalışmalıyız.

Ulaş Bey’in tavsiyesi de yeni değil ama altını çizmeye değer. Dünyada herşey otomasyona gidiyor. Bunun için genç nüfusa yazılım öğretmemiz lazım. Yabancı dile takıldığımız kadar bu alan da ilgiyi hak ediyor.

Not: Bu arada ilk defa 12 yaşındaki oğlumun gözünde ağırladığım konuk ile sükse yaptım. Unity logosunu görünce gözleri büyüdü, ağzını toplayamadı. 😁

Tartışmaya katılın