Kapitalizmin yediği hurmalar

Pazartesi akşamı Teknoloji ve İnovasyon’un 50,000’inci takipçisini kutlamak için Dr. Sertaç Doğanay’ın davetlisi olarak Just Work’te idik. Üstadlar Dr. Baransel ATÇI, Dr. Sevket Akinlar ve A.Kadir Çaylı’nın pandemi sonrasındaki iş yaşamı hakkında yaptıkları sohbette konu yine kapitalizmin “yediği hurmalara” geldi.

Bu benim tabirim olsa da pandeminin bir çok alanda hızlandırıcı rolü olduğunu sanıyorum herkes kabul ediyor. Sistemde aksayan noktalar yine su yüzüne çıktı, sistemin dönüşümü için çarklar çalışmaya başladı. Evden veya hibrid çalışmak başlı başına bir dönüşüm, metaverse’ün bile aşırı tüketimin ve dünya kaynaklarının yok olmasının önüne set çekecek bir rolü olabileceğine inananlardanım. Lacoste’ün timsahından sahte mi gerçek mi ayıramıyorduk bu defa da sanalda çakma Lacoste çıkacak herhalde ama neyse ki daha fazla pamuk veya sentetik malzeme değil piksel sarfı olacak. Aslında ben metaverse’ün orta ve altı gelir gruplarına hitap edeceğini düşünüyorum. Yani şimdi televizyon karşısında oturanlar metaverse’e girecekler de üst gelir grupları gerçek hayatı yaşamaya devam edecek.

Yine Sertaç üzerinden bağlayalım, onun da moderatörlerinden biri olduğu, dün başlayıp bugün devam edecek olan HBR Sürdürülebilirlik Zirvesi’nde de kapitalizmin dönüşmesi gereği konuşuldu. Her ne kadar finansal sistem ve araçlar sürdürülebilir bir dünyayı destekler durumda değilse de, toplumlar giderek bu tükenişi günlük yaşamında hisseder oldu. Önce devletler sonra da gelirden aslan payını alanlar söylemden eyleme geçmek durumunda kalacaklar. Harvard Business School profesörlerinden Rebecca Henderson – Reimagining Capitalism in a World of Fire kitabında bu konulardan bahsediyor. Sunumunda da palmiye yağı kullanan Unilever’in tek başına sadece sürdürülebilir tarımdan elde edilecek yağı kullanmasının mümkün olmadığını keşfettiğini ancak diğer büyük üreticilerle işbirliğine gidip tüm üretimin %66’sının sürdürülebilir hale getirilmesine dolaysıyla ormanların yok edilmesine büyük ölçüde engel olabildiğini anlattı. Tabii hükümetlerin gözetimi olmadan bunun sağlanmasının mümkün olmayacağını da ekledi.

Yine kendisinin paylaştığı bir HBR makalesinde Capital & Ideology kitabının yazarı Thomas Pikkety özetle şunu söylüyor: Aşırı boyuttaki gelir eşitsizliğini çözmek için mülkiyet haklarının periyodik olarak yeniden tanımlanmasını ve dağıtılmasını sağlayacak kurumları oluşturmazsak bu çok daha vahşi bir biçimde olacak.

Her ne kadar Marx, kapitalizmin esnek olup bu kadar dayanacağını tahmin edemese de Müslüm Baba da demişti zaten “yakarsa dünyayı garipler yakar”

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın

Okumaya devam edin