Reklam gibi reklam

Geçen hafta Trendyol-Hepsiburda reklamları karşılaştırması yapmıştım, epey bir ilgi oldu. Haliyle bir kesim benim ne söylemeye çalıştığını anlayamadığım Tarkan’lı reklamı beğenmiş. Her ne kadar ben bir pazarlama profesyoneli değil de bir tüketici olarak izlemeye çalıştığımı düşünsem de, bir mesleki deformasyon yaşıyor olabilirim. Her reklamın kimi hedeflediğini, onlara ne katkıda bulunduğunu ve nasıl harekete geçirmek istediğini anlamaya çalışıyorum. Derken karşıma şu reklam çıktı, daha doğrusu bu değil, bu global versiyonu. Türk versiyonunu paylaşabileceğim bir link/yol bulamadım benim Instagram acemiliğimden de olmuş olabilir, ama mesajda bir değişiklik yok.

LG çok geniş ekranlarını satmak için bir reklam yapmış. Bunu söylemenin sayısız yolu var değil mi? Çocuklar üzerinden anlatmak da yeni birşey değil. Ama reklamı seyrettiğinizde sizi hemen yakalıyor, ya kendi çocukluğunuza gidiyorsunuz, ya da kendi çocuğunuzu görüyorsunuz reklamda. Çünkü çok gerçek bir yere dokunuyor. Herkes ama özellikle çocuklar televizyonda gördükleri dünyanın içine girmek istiyorlar. Televizyonun dibine girmek istiyorlar, anne babaları da ne diyor, kızım/oğlum gözlerin bozulacak o kadar yakından seyretme! Çocuklar da biraz gönülsüz ama söz dinliyorlar, gözlerini ekrandan ayırmadan. Ama eğer çok büyük bir ekranınız varsa buna gerek kalmaz. Reklam bunu çekim açılarıyla çok güzel gösteriyor, hiçbir oyunculuk yok, sanki insaların evine sızmışız da seyrediyoruz, gördüklerimiz “gerçek”ten ayrışmıyor. Muhtemelen bayağı pahalıdır ve herkesin bütçesine uymaz ama bu fikri aklımıza koyuyor.

Tabii giderek metaverse gibi ortamlarla boy gösteren VR gözlükleriyle belki bu televizyonlar da hayatımızdan çıkacak ama o zamana kadar “Life’s Good” 😊

Reklam nasıl çalışır sorusuna kafa yormaya devam…

Tartışmaya katılın