Tasarımın geçtiği yolu anlamak

Ben yaygın olarak bilindiği anlamda bir “tasarımcı” değilim, tasarım eğitimi de almadım. Ama şöyle bir düşünürseniz her birimiz, sürekli bir şeyler tasarlıyoruz. Yaptığımız ise yolunda gitmeyen bir şeyi bulup onu düzeltmeye çalışmak. Daha iyi bir çalışma deneyimi oluşturmak için masamızın üzerinde yazıcının, masa lambasının ve monitörün yerini değiştirmek de buna dahil, bizi delik değiştirmeye zorlayan kemerimizin hatırlattığı yürüyüş alışkanlığını günlük yaşamımızın içine yerleştirmek de.

Tasarım anlayışının ilham verdiği tasarım odaklı düşünme kavramının ise “wicked problem” denen çetrefilli sorunların çözümünde kullanılmak üzere ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Çetrefilli problemlerin karakteristik özelliklerini uzmanlar tam bir benzeri ve net bir çözümü olmayan, farklı paydaşları ilgilendiren iç içe geçmiş meseleler olarak tanımlıyorlar. Tasarım, her ne kadar materyal nesnelerin yaratımına dair bir süreç olarak görülse de özünde insan olan iş hayatına veya sosyal konulara ait problemlerin çözümü, bu ilişkiler yumağını ele alan tasarım gözüyle yaklaşmayı gerektiriyor.

(Yazımın devamını beni konuk eden GOssIP Dergisinde okuyabilirsiniz)

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın