Hayatımız oyun

Hollandalı modern kültür tarihçisi Johan Huizinga, oyun kültürden eskidir ve kültürlerin oluşumunda ve yayılmasında oyun vardır, demiş. Bu tezi işlediği kitabına verdiği isim de; Homo Ludens, yani oyuncu insan. Çünkü oyun insan için hayati önemdedir, o derece ki bazen ölümcül seviyeye ulaşan (tehlikeli sporlarda olduğu gibi) bir risk ve gerilimle yüzleşmenin taahhüdüdür.

Oyunun 5 özelliğini ise şöyle sıralamış:
🎯 Oyun isteyerek yapılan bir eylemdir.
🎯 Oyunun kuralları vardır
🎯 Oyunun oynadığı alan ve süre sınırlandırılmıştır.
🎯 Oyun gerçek hayat değildir/farklıdır
🎯 Oyun bir fayda veya maddi kazançla ilgili değildir.

Bu özellikleri her türlü oyunda bulabilirsiniz, şöyle aklınızdan geçirin, test edin; çocukluğunuzda oynadığınız oyunlarda da, halı saha maçında da, bir folklor oyununda da hatta kına gecesi gibi bir ritüelde de.
İçine maddi kazancın girdiği ve bir seyirliğe dönüşen oyunlar (profesyonel sporlar) bir istisna gibi görünse de ilk başta, özünde bu özellikleri barındırır. Huizinga savaşların, hukuk sisteminin ve sanatın bile oyun esaslarına tabi olduğunu anlatıyor, düşününce hak veriyorsunuz.

Yaratıcılıkta ve doğaçlamada ise “kuralsız oyun” tanımı yapılıyor. İnovasyonda nasıl kullanıldığını öğrenmek için Yesim Kunter ile söyleşimizi podcast bölümünde bulabilirsiniz.

Tartışmaya katılın