Yazlığı olan bilir; yazlıkta tadilat ve bakım bitmez. Evde yılda sadece 2-3 ay geçirildiği için, ev sanki yalnız kaldığı o 9-10 ayın faturasını çıkarır önünüze.
Eh yazlık da bir lüks, şikayet etmek yakışık almaz. Hele böyle 2 ay katıksız tatil yapabilen biri sızlanırsa çarpılır maazallah! Ben yine de sonda işinize yarayacak bir tavsiye verme sözüyle son bir aylık deneyimimi paylaşmak istedim.
Bu kış zaten kötü bir “şans kartı” çekmiştik. Şöyle bir şey yazıyordu, “Eve şebeke suyu bağlattın ama tazyikli su eskiyen boruları patlattı. Mobilyaları değiştir XXX.XXX TL”
Bu ve bunun gibi peydah olan bir sürü iş için gözüme kestirdiklerimi ben yapmaya çalışıyorum. Bunu hem tasarruf hem de “aferin” almak için yapıyorum.
İşte bu kez kotardığım işler;
– Ankastre bulaşık makinasının kapağı için panel kestirmek ve monte etmek
– Mutfakta dolap altına gizli ışık tesisatı yapmak
– Mutfakta yeni dolaba raf kestirmek, kapak takmak
– Merdiven altı depoya sensörlü ışık takmak
– Banyo musluk tesisatını değiştirmek
– Banyo tavan aplik lambayı değiştirmek
– Yeni asansörlü duş montajı (matkapla)
– Balkon duvarındaki elektrik prizini yenilemek
– Verandanın seramiklerleriyle duvar arasında açılan boşluğu kalekimle doldurmak
(Bir de niyet ettiklerim ama henüz yapamadıklarım var. Bahçe kapısının altındaki kırılan betonu yenilemek, bahçe çimini yenilemek ve bahçe mobilyalarını zımparalayıp tik yağı sürmek gibi)
Henüz tam girmediğim bir konu da makine parkı. Şu an el aletleri seviyesindeyim ama gözüm dönüp çapa makinesi, elektrikli bahçe aletleri vs almamak için kendimi tutuyorum.
Ama kabiliyetimi ve kapasitemi aşan işler var, mutfak kurulumu, alüminyum doğrama işleri gibi. Bu tür hizmetler yazlık bölgelerinde arzın kısıtlı talebin yoğun olduğu yerlerde 2-3 misli fiyatlanıyor. İşte size önereceğim çözüm burada:
Dolandırılma bütçesi! Kazık yeme bütçesi de diyebiliriz. Kendinize böyle bir bütçe belirlemezseniz, her yediğiniz kazık keyfinizi ve uykunuzu kaçırıyor. Ama kazık yemenin (hata yapmanın) kaçınılmaz olduğunu kabullendiğinizde (bakış açınızı değiştirdiğinizde) duygu durumunuzu yönetebilir hale geliyorsunuz. Bu tabirler ağır geldiyse “yazlık (servet) vergisi” de diyebiliriz.
Aslında ödediğiniz parayla rezil olmasanız, yani iyi bir hizmeti pahalıya alsanız, daha kolay yutulur olacak. İşin zorlayıcı tarafı kötü/özensiz hizmeti anormal pahalıya alırken bile ustanın size lütuf yaptığı zorbalığı ile karşılaşmak. Bunun benim adalet değerimi 9 richter şiddetinde salladığını gizlemeyeceğim, ama hiçbirinin ruh sağlığımdan daha değerli olmadığını daha sık hatırlar oldum son yıllarda.
Bir de tatilde iş düşünmeden böyle küçük DIY meşgalelerle veya denize girip kitap okuyarak vaktimi geçirsem benden mutlusu olmayacak. Ama ne gündemden kopabiliyorum ne de işle ilgili düşüncelerden…
(Resimde baş köşede her alet-edevat kutusunun mücevheri WD40 😄)





