Bir babanın son arzusu

Geldik, gidiyoruz şu hayattan! Ölüm üzerine düşünmemek mümkün mü?

Bazen yaşını almış ama çevresine çok etkisi, faydası olmuş bir insanın sonsuzluğa gidişini duyup hüzünleniyoruz. Bazen uzaktan tanıdığımız veya bir-iki kez görüştüğümüz birisinin hiç beklemediğimiz bir anda bu hayattan koptuğunu öğreniyoruz, şaşkınlıkla ve dehşetle!

İlkinde hüzün, ikincisinde dehşet! İlki sanki doğal olan, ikincisi ise kendimize ölümlü olduğumuzu daha çok hatırlatıyor. Çünkü o kişiye olduğu kadar kendimize de kondurmuyoruz ölümü. Daha yapacak çok şeyimiz var, bakmakla yükümlü olduğumuz insanlar var… Oysa gidenin ardından hayat devam ediyor. Giden sadece yattığı uykudan uyanmayıveriyor.

Filmler veya kitaplar vardır, insanların ne zaman öleceğini saniyesi saniyesine bildiği… Bunu bilmeyi ben hiç istemem.

Peki yakın zamanda öleceğinizi bir şekilde biliyorsanız? Yani ölümcül bir hastalığa yakalanmış ve kaçınılmaz sona yakınsanız?

Özünde hiçbir şeyi değiştirmeyecek olan “veda” için bunu paylaşır mısınız?

Sam Tatam’ı Nudgestock’ta (davranış bilimcilerin Cannes’ı diyelim) tanımış ve etkilenmiştim. Nudgestock’tan çok sayıda konuşmacıyı podcastimde ağırlama şansım olduğu için onu da listeme eklemiştim. Mayıs 2022’de “Evolutionary Ideas” adlı kitabının çıkacağını duyduğumda hemen kendisine ulaştım ve podcastime davet ettim. Bir gün sonra 27 Kasım’da kabul etti. Kitabın Mayıs ayında çıkacağını, Şubat ayında konuşmak hakkında ne düşündüğümü sordu. Memnuniyetle kabul ettim, sonra Şubat ayında yazdığımda hemen ertesi haftaya gün verdi, Avusturalya ile saat farkından ötürü ona göre bir zaman ayarladık. O saatin benim için erken olduğunun farkına varıp anlayışım için teşekkür etti. Böyle 6-7 kere yazıştık, hep çok duyarlı ve özenliydi. En ufak bir kibir olmadan dünyanın öbür ucundaki amatör bir podcastçi ile iletişim kurdu. Bunları yaparken onbinden fazla çalışanı olan Ogilvy’nin üst düzey yöneticilerinden biriydi, hala da öyle.

Sam’in aşağıdaki postunu gördüğümden beri düşünüyorum. Büyük bir cesaretle kaleme aldığı, kızlarına onun nasıl bir insan olduğunu, bizim hayatımıza nasıl dokunduğunu bir videoyla anlatmamızı teklif eden yazısını… Bunu tabii ki yapacağım.

Benim tanıdığım kadarıyla böyle bir babaya sahip olmak çok güzel bir şans Sevgili Mila ve Riley. Bunun izlerini ömrünüz boyunca taşıyacaksınız.

Seni tanıdığıma çok memnun oldum Sam Tatam! Kalbim seninle!

Sam’le yaptığımız söyleşi için link
Sam’in Türkçeye de çevrilen kitabına ulaşmak için link

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın