der ya Kitap Kulübü ile Sabahın Üçü

Kitap kulübümüzün 64’üncü buluşmasında Gianrico Carofiglio’nun *Sabahın Üçü* adlı romanını konuştuk. Bu buluşmamızda kitabın çevirmeni Eren Cendey de bizi onurlandırdı; hem söyleşimizi zenginleştirdi hem de İtalyan edebiyatının, çevirmenliğin perde arkasını bizimle paylaştı.

1961 Bari doğumlu Carofiglio, uzun yıllar organize suça karşı savcılık yapmış, sonra İtalyan Senatosu’nda görev almış bir isim. İtalya’nın en çok okunan yazarlarından biri olarak tanınıyor. *Sabahın Üçü*, adını Scott Fitzgerald’ın bir cümlesinden alıyor: “Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür.” Romanın merkezinde, anne babası küçük yaşta ayrılmış ve babasıyla mesafeli bir ilişkisi olan genç Antonio var. Epilepsi tanısı konan Antonio, kesin teşhis için Marsilya’da uzman bir doktora gider; tedavinin son aşamasında babasıyla birlikte kırk sekiz saat boyunca uyumadan kalması gerekir. 80’lerin Marsilya sokaklarında geçen bu uykusuz iki gün, baba ile oğulun müzik, matematik, caz, aşk ve hayat üzerine sohbet ederek aslında birbirlerini ilk kez tanıdıkları bir yolculuğa dönüşür.

Kitabın hacmiyle ters orantılı bir derinlik taşıdığı konusunda hemfikirdik. Büyük bir anlatısı yok ama içe işleyen, kişisel bir yere dokunan bir tadı var. Birçok arkadaşım kitabı bir solukta okuduğunu söyledi; çevirinin akıcılığının buna büyük katkısı olduğu özellikle vurgulandı. Eren Hanım’a teşekkürlerimizi sıkça yineledik.

Baba-oğul ilişkisi kitabın ana ekseniydi. Ergenlik, boşanmış ailelerin çocukları üzerindeki etkisi, anne filtresinden babaya bakmak zorunda kalmanın yarattığı mesafe ve özellikle bizim kuşağımızın babalarındaki o sevgisini gösterememe hâli üzerine konuştuk.

Eren Hanım’la sohbetimiz İtalyan edebiyatının genel dokusuna, yazarların aile ve aşk temalarına yatkınlığına, çevirmenliğin görünmez emeğine ve yayın dünyasının işleyişine uzandı.

Her zaman farklı kitap önerileri de konuşuruz, bu kez daha fazla sayıda kitaptan bahsettik, aramızda bir çevirmen olunca. Elena Ferrante’nin dörtlemesi Napoli Romanları ve Yetişkinlerin Yalan Hayatı’nı ve Domenico Starnone’nin Bağlar’ını listeme yazdım. Linklerini bölüm notlarında bulabilirsiniz.

Napoli Romanları – Elena Ferrante

Yetişkinlerin Yalan Hayatı – Elena Ferrante

Bağlar Kağıt Kapak – Domenico Starnone

Dinlemeye başlayın

Kitap kulübümüzün 64’üncü buluşmasında Gianrico Carofiglio’nun *Sabahın Üçü* adlı romanını konuştuk. Bu buluşmamızda kitabın çevirmeni Eren Cendey de bizi onurlandırdı; hem söyleşimizi zenginleştirdi hem de İtalyan edebiyatının, çevirmenliğin perde arkasını bizimle paylaştı.

1961 Bari doğumlu Carofiglio, uzun yıllar organize suça karşı savcılık yapmış, sonra İtalyan Senatosu’nda görev almış bir isim. İtalya’nın en çok okunan yazarlarından biri olarak tanınıyor. *Sabahın Üçü*, adını Scott Fitzgerald’ın bir cümlesinden alıyor: “Ruhun gerçekten karanlıklar içine düştüğü gecede saat daima sabahın üçüdür.” Romanın merkezinde, anne babası küçük yaşta ayrılmış ve babasıyla mesafeli bir ilişkisi olan genç Antonio var. Epilepsi tanısı konan Antonio, kesin teşhis için Marsilya’da uzman bir doktora gider; tedavinin son aşamasında babasıyla birlikte kırk sekiz saat boyunca uyumadan kalması gerekir. 80’lerin Marsilya sokaklarında geçen bu uykusuz iki gün, baba ile oğulun müzik, matematik, caz, aşk ve hayat üzerine sohbet ederek aslında birbirlerini ilk kez tanıdıkları bir yolculuğa dönüşür.

Kitabın hacmiyle ters orantılı bir derinlik taşıdığı konusunda hemfikirdik. Büyük bir anlatısı yok ama içe işleyen, kişisel bir yere dokunan bir tadı var. Birçok arkadaşım kitabı bir solukta okuduğunu söyledi; çevirinin akıcılığının buna büyük katkısı olduğu özellikle vurgulandı. Eren Hanım’a teşekkürlerimizi sıkça yineledik.

Baba-oğul ilişkisi kitabın ana ekseniydi. Ergenlik, boşanmış ailelerin çocukları üzerindeki etkisi, anne filtresinden babaya bakmak zorunda kalmanın yarattığı mesafe ve özellikle bizim kuşağımızın babalarındaki o sevgisini gösterememe hâli üzerine konuştuk.

Eren Hanım’la sohbetimiz İtalyan edebiyatının genel dokusuna, yazarların aile ve aşk temalarına yatkınlığına, çevirmenliğin görünmez emeğine ve yayın dünyasının işleyişine uzandı.

Her zaman farklı kitap önerileri de konuşuruz, bu kez daha fazla sayıda kitaptan bahsettik, aramızda bir çevirmen olunca. Elena Ferrante’nin dörtlemesi Napoli Romanları ve Yetişkinlerin Yalan Hayatı’nı ve Domenico Starnone’nin Bağlar’ını listeme yazdım. Linklerini bölüm notlarında bulabilirsiniz.

Napoli Romanları – Elena Ferrante

Yetişkinlerin Yalan Hayatı – Elena Ferrante

Bağlar Kağıt Kapak – Domenico Starnone

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın