Arabandan vazgeçer misin?

Devlet arabanızı satıp bir bisiklet almanız için size teşvik verse ikna olur musunuz? Ya da ne kadar verse ikna olursunuz?

Arabanın deposunu 300-400 TL gibi bir paraya dolduruyorduk, yanlış mı hatırlıyorum. Şimdi resmen üçe katladı. Aslında ben araba kullanmayı şirket arabasını geri verince bıraktım. Yürüyebildiğim her yere yürüyerek gidiyorum, olmadı metro, metrobüs ve otobüs, zamanım varsa vapur da kullanıyorum. Spor yapmaya zaman ayıramadığım ve bütün gün masabaşında oturduğum için, bari ofise yürüyerek gidip geleyim diyorum, günlük podcast öğünümü o sırada alıyorum.
Tabii benzin masrafından kurtulamadık, eşimin arabası var, haftasonu şöförlüğü ben yapıyorum.

Fransız hükümeti arabasından vazgeçen yüksek emisyonlu araç sahiplerine bisiklet veya elektrikli bisiklet alacaklara 4000EUR’a kadar teşvik veriyormuş. Teşvik, gelirinizin düşüklüğü ve düşük emisyon bölgelerinde yaşamanız nispetinde artıyormuş. Hatta tümden vazgeçmek istemeyen ama araç kullanmayı azaltmak isteyenlere de elektrikli bisiklet için 300EUR’luk ekolojik ikramiye taahhüdü varmış.

Fransız Hükümeti 2024’te şehir içi trafikte bisikletin payını %9’a çıkarma hedefi koymuş. Tabii bunu sadece maddi teşvikle değil daha geniş ve güvenli bisiklet yolları ve hırsızlığı önleme tedbirleriyle yapmayı planlıyormuş. Çok ilginç bir istatistik var; 5km’nin altında ev-iş yolculuğunun %60’i arabayla ve sadece %5’i bisikletle yapılıyormuş. Bizde nasıl acaba? Alim Küçükpehlivan üstad bilebilir belki.

Martı’nın ve etrafımızı mantar gibi saran scooter’cıların bu yatırımı yaparken bir bildiği olsa gerek. Ama işte her iş gibi bu bir koordinasyon ve planlama gerekiyor. İstanbul Belediyesi’nin Fransız Hükümeti gibi bir hedefi var mı? Bunun için altyapı düzenlemesi olarak ne planlanıyor merak ediyorum. Açıkçası İstanbul Belediyesi’nin bilimsel yaklaşımına güveniyorum. Birçok alanda hayata geçen iyi uygulamaları görüyoruz. 

Amsterdam’ın bir bisiklet cenneti olduğunu gidenler bilir, eh şehir de dümdüz zaten. Herkes onlar kadar bisiklet kullansa karbon emisyonu 700milyon ton azalacakmış, yani Kanada’nın yıllık hacmi kadar. Hmm bana çok fazla gelmedi ama çevre için de, sağlık için de daha az arabayı gönülden destekliyorum.

Haber kaynağı: Trendwatching

Tartışmaya katılın

1 yorum
  • 16 yaşından beri motora ,kendimi bildim bileli bisiklete biniyorum.
    Çok uzun yıllardır ,motorum var ,en son e-bike’da aldım, İzmir için im kan sız bir oluşum diyebilirim.
    Bu ülkede hiçbir zaman, bisiklet veya motorla yolda sizi tanımazlar, üzerinizden geçmek için herşeyi yaparlar.
    Yolların bir kısmı ayrıldı ancak aralarda mutlaka araba yoluna girmek zorunda kalıyorsunuz. Sizi asla beklemezler ,yavaşlamazlar ve sürekli olarak sıkıştırarak korna çalarlar. Can havliyle derler ya ,bu şekilde sakatlanmamak için ,altlarında kalmamak için defalarla kaldırım kenarına sığınmışlığım var.
    Maalesef ki bu şekilde canından olan birçok vatandaşımız oldu.
    1) Altyapı yetersizliği
    2) Bu araçların trafikte yer alması için toplum bilinçsizliği
    3)Nüfusumuzun çokluğu ve buna bağlı olarak trafiğe çıkan günlük araç sayısının fazlalığı ,toplu taşıma araçlarının kullanılması konusunda alışkanlığın olmaması
    benim saptadığım majör problemler.
    Amsterdam, Paris, Milano olmamız için fırınlar dolusu ekmek yenmesi lazım.
    Dökme değirmenle su dönmüyor , İzmir’de özellikle Alsancak’ta yapılan ana arter üzerindeki bisiklet yolları, şehir planlamacılığı adına büyük bir fiyaskoyla sonuçlandı.
    Yarar değil zarar getirdi. Trafik rahatlayacağına tam aksine çok sıkışıyor.
    Ben daha o yolda 1 bisikletliye bile rastlamadım.
    Toplu bir seferberlik ve eğitim ancak olursa seve seve arabamı satarım.

Okumaya devam edin