Genç girişimcilerle bir haftasonu

Bu haftasonu İNGEV’in Re:Coded ve RIZK kurumları işbirliği ile düzenlediği “Dijital Dünyanın Genç Girişimleri” etkinliği vardı. ABD Nüfus, Mülteciler ve Göç Bürosu tarafından finanse edilen program, Türk ve Suriyeli mülteci kadınların ve gençlerin dijital alanda istihdamlarını imkan sağlayacak fikirlerin ortaya çıkmasını amaçlıyordu. Bunun için yenilikçi, büyüme potansiyeline sahip, sürdürülebilir bir iş fikri olan özellikle kadın ve gençler için bir çağrı yapılmıştı. Yaklaşık 70 katılımcı bu haftasonu bir araya geldiler. Kimileri start-up aşamasında ekip olarak gelmişti, kimi de bir iş yerinde çalışırken girişimci olmanın hayalini kuran bir genç olarak orada bulunuyordu. Önce bir “hızlandırılmış ideaton / iş fikri geliştirme eğitimi aldılar. Ardından fikri olan katılımcılar 1 dakikada fikirlerini salona anlattılar. Sonrasında 4-5’er kişilik ekipler oluşturdular, bazıları kendi fikrini bırakıp inandığı başka bir fikre katkı sağlamayı seçti. Bu aşamada oluşan 14 ekip iş planı oluşturma eğitimi aldılar. İşte bu aşamada bir grup mentör olarak ekiplerle eşleştik.

Benim katıldığım ekibin adı Metaversy idi ve hali hazırda ürünü ortaya çıkmış olan az sayıdaki ekipten biriydi. Beş kişilik ekipte kendi fikirlerini bırakıp gelen iki arkadaş daha vardı. Ürünleri “Noasis” yaşayan bir metaverse platformu. Metaverse deyince bir parantez açmak gerekiyor, malum bu konuda kafalar karışık Zuckerberg bile bu kadar iştahla sarıldıysa bunun içinde bir iş var diye düşünüyoruz, öte yandan samimi olmak gerekirse bendeki bu zamana kadarki intibası; acayip yavaş çalışan, ben niye buradayım sorusunu her saniye sorduran, benim çocukluk dönemimin bilgisayar oyunlarını andıran basitlikte bir dijital ortam. Tamam ekrana bakarken değil ama içine VR gözlükle girince biraz daha ilginç olabilir. Şüphesiz emekleme dönemindeyiz ama neredeyse her bilim kurgu filminde karşılaştığımız türde bir hayalin gerçeğe en yakın hali, dolayısıyla bir gelecek var.
Noasis ise bence metaverse’te iş arkadaşlarının avatarlarının toplantı yapmasının epey ötesinde, ilk defa somut ve “işte bunun için insanlar buraya gelir” diyebileceğim bir değer önerisi sunuyor. Detaylara burada girmeyeyim çünkü fikir sürekli evrimleşiyor, orada geçirdiğimiz altı saatte bile aydınlanmalar yaşadıkları için, benim birşeyi ifşa etmem doğru olmaz. 😄

Ekip o geceyi de iş fikirleri üzerinde çalışarak geçirdikten sonra Pazar günü önce bir sunum eğitimi aldılar, sonra da toplamda 5 dakikalık (3 dak. sunum, 2 dak. sorular) jüri sunumlarını hazırladılar. Heyecanlı sunumlar ve etkileyici fikirler sonrasında bizimkiler (diğer sosyal ve çevresel yönü ağırlıklı projeler içinde) ilk üçe giremediler ama maratonlarının güzel bir etabını da başarıyla koşarak hedeflerine bir adım daha yaklaşmış oldular. Bu pırıl pırıl gençleri ben de bir kez daha tebrik ediyorum, bu kararlılığınız ve çalışkanlığınız olduğu sürece sırtınız yere gelmez diyorum. İlayda Koca, Barış Yılmaz, Emir Jean Antonios, Oğuzhan Ulaşan, Ali Altunkaya 👏🏻🧿🙋🏻‍♂️

Tartışmaya katılın