İçecek dünyasında neler oluyor dedim, yazlıkta açık televizyona her daldığımda. Düğmeye basılmış gibi içecek reklamından geçilmiyor, oldukça yüksek yoğunlukta bir mücadele var. Portakal tsunamisi ardından ice tea’ler peş peşe yağdırıyor… Kimi defans, kimi hücumda…
Sebebini yeni anladım bir sosyal medya paylaşımından (gördüm ve kaybettim kimin olduğunu kusura bakmayın)
Rekabet Kurumu Coca-Cola dolaplarında rakiplere ayrılan alanı yüzde 35’e çıkarmış, bu bölüm dikey bir separatör ve etiketlerle ayrılacakmış. Satış noktasında rakip ürün bulunmaması halinde ise bu bölüm boş bırakılacakmış. İçecek satıyorsanız soğuk olmak zorunda, neredeyse dondurma kadar elzem soğutucu içecek satıyorsanız. Malınızı bir noktaya götürmek öyle ya da böyle mümkün ama dolap çok pahalı bir yatırım. Satış noktasında yer bulmak (açmak) bile bir sorun. Dolayısıyla bunun tekelleşmeye karşı bir önlem olduğunu anlıyorum. Hakim konumda olan Coca Cola olduğu için sadece onu bağlıyor. Bilmiyorum aralarında ne kadar fark var ama Pepsi de bu rakip alandan faydalanabilecek anladığım kadarıyla. Ama rakiplerin de kendi arasındaki paylaşımın bir kriteri konmamış. Ya hepsini Pepsi alırsa?
Düşündükçe ne kadar hassas bir konu olduğunu fark ediyorsunuz; yapılan milyonlarca dolarlık buzdolabı yatırımını bir kararla üçte birini alıyorsunuz, hem de rakibe alan açıyorsunuz. Elektriği satış noktası ödüyor ama böyle bir imkan için rakipler ne veriyor? Reklamlarındada “buz gibi “içeceğinizi” Coca Cola buzdolaplarında arayın” diyebilirler mesela 😜
Vicdanlı kapitalizme varım. Varsın çok güçlü bir firma rakibinin de elinden tutsun. Ama otorite bu kararı ne kadar hassas ve tarafsız veriyor? Ya da doğru işi mi yapıyor? Buzdolabının içindeki paya el koyacağına, daha az şekerli veya doğala yakın ürünleri teşvik etmek için bir şey yapıyor mu? Buna göre vatandaşını bilgilendiriyor mu, üreticileri regüle ediyor mu?
Ortalık şekerli “serinletici”lerle doldu, özünde Amerikan beslenme tarzının eşleniği olan bir içeceğin “biz daha milliyiz, yereliz” diyen kopyaları ahalinin gönlünü çelmeye çalışıyor. Olayı lütfen siyasi tarafa çekmeyelim (vergisini ödeyen, binlerce yerel çalışanı olan global firmalar her sektörde öncüler, rekabeti de yukarı çekiyorlar, toptan sistemi sorgulamak lazım, paranın izini sürerken), bence sağlık hepsinden önce geliyor.
Bu arada Pınar da son vagona atlamış, yani pes dedim, tam bir market markası olmuş. Değer mi yani oradan kazanacağı üç kuruş (gerçekten üç kuruş) için markayı şekerlendirmeye pardon sulandırmaya! 😏












