İyi ki Kalbim var!

Hülya’nın hal ve tavrında öyle bir samimiyet var ki, bu hemen karşıya geçiyor. O hem yetiştiği çevreden, olağanüstü gözlemciliğinden, hem de aldığı eğitimden gelen bütün maharetini iletişimine yansıtıyor.

Kalkın oynayacağız dediğinde de kimse itiraz edemiyor. O bir süperiletişimci!

KALBİM – Kadın Liderliği ve Bilinçlendirme Merkezi, kadınlar için bir dayanışma ve gelişim topluluğu. Gerçekten o kadar geniş bir paydası ve farklı profilleri var ki, kimseyi dışarıda bırakmıyor diyebiliriz. KALBİM’den kaçamayacağını ben görüyordum. Yani böyle bir topluluk önünde sonunda onu bulacaktı 😄 Kaçmaya çalıştığını iddia etmiyorum ama sanırım o nedenle Kalbim’in bir topluluk olarak kalmasını istediğini söylüyor, bir tüzel kişiliğe, bir derneğe veya STK’ya dönüşmesini istemiyor. Buradaki bu gönüllülüğün ve hiyerarşizliğin devamını istiyor. Bakalım bu enerji nereye evrilecek. Şimdilik binlerce kadına eğitimlerle, söyleşilerle dokunuyor ama bir çok hayır işine de vesile olduklarını biliyorum; yakın zamanda başka elle tutulur projeler de geliyormuş; “bir umut ormanı” gibi.

Ben her halükarda bir “etki ölçümü” yaptırmalarını öneriyorum, biliyorum üstünde çalışıyorlar. Çünkü bu kadar gönüllü emeğini sürdürmek (ve sponsor desteği almak) o etkiyi görülür hale getirmeden zor olabilir.

Katıldığım o kahvaltıda o enerjiyi görüyorsunuz, etkilenmemek elde değil. Hülya da sahneden hatırlatıyor “Her yere yetişirken kendimize geç kalmayacağız”, özellikle vefakar ve cefakar kadınlarımız için kulaklara küpe olması gereken bir tavsiye!

Emeği geçen herkese davetleri için çok teşekkürler!

Bunu paylaşın
Tartışmaya katılın

Okumaya devam edin