Resim: Pavlenko / Unsplash

İçimizdeki tohumlar

Kemal Başaranoğlu,  söyleşimizde insanın içinde barındırdığı potansiyeli anlatmak için tohum metaforunu kullanıyor. Mucizevi bir biçimde bir tohum nasıl yüzlerce meyveye dönüşüyor değil mi?

Önce, tohumu özenle toprağa ekiyorsunuz,
Sonra, tohumun büyümesi için gerekli koşulları sağlıyorsunuz (Su, güneş, vitamin ve mineral takviyesi yapmak)
Ve son olarak sabır ve kararlılıkla onun büyümesine eşlik ediyorsunuz.

İnsanların da içinde farklı farklı tohumlar taşıdığını söylüyor Kemal Bey ve bu tohumları üç gruba ayırıyor. Sözü kendisine bırakıyorum.

“Birinci Tip Tohumlar, bildiğimiz, günlük yaşamda kullandığımız ya da içinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle artık kullanmadığımız, atıl kalan tohumlardır.

İkinci Tip Tohumlar, varlığını bildiğimiz ya da hissettiğimiz ama onlara dokunduğumuzda sonunda sorumluluk almak zorunda kalacağımız ve belki de klasik deyimle bizi “Konfor Alanından” çıkmaya zorlayacak olanlardır.

Üçüncü Tip Tohumlar, henüz sizin bile farkında olmadığımız, içinizde bir yerlerde gizli kalmış ve üzeri örtülmüş tohumlar. Örteni bilemeyiz, tıpkı bunların sayısı ve niteliklerini bilemediğimiz gibi. Ama odak ve niyetimizi onları araştırmaya yönlendirdiğimiz zaman, küçük küçük bunları fark edebilir ve onlarla oluşturacağımız hikayelerin heyecanı ile dolabiliriz.

Her insan bu 3 tip tohuma sahip olmakla birlikte çok az insan ikinci tip tohumları ekme cesaretine sahiptir. Zira ikinci tip tohumlar yeniye ve farklı olana kucak açarken, bir şeylerden de vazgeçişe zorlar!

Üçüncü tip tohumlar ise üzerine emek verilerek ortaya çıkarılabilecek olan türdendir. Ortaya çıkması tek başına yetmez. Onun tohumdan meyve olma yolculuğuna giden yolda, köklerinin gücünü fark etmesi ve tam anlamıyla kendi kendine yetebileceğini anlaması, sürdürülebilir bir büyümenin olmazsa olmazıdır.”

Kemal Bey’in “Potansiyelini Ateşle” programına göz atmak için:  https://www.kemalbasaranoglu.com/potansiyelini-atesle/

Tartışmaya katılın