Marka değeri sıralamaları

Son günlerde Brand Finance’in ilk 20 Türk markası konuşuluyor. Mustafa Kabakçı’nın Twitter’da “kimsenin işine yaramayan liste” ifadesini görünce ben de içimi dökeyim istedim. Ben de ekteki görseli sunumlarımda kullanıyorum. Belli başlı dört ölçüm var; Brand Finance, Forbes, BrandZ (Millward Brown) ve Interbrand. Hemen dikkat çeken şey sıralamalarda ilk 5 dışında büyük farklar olduğu, hatta değerlemelerde iki misli farklar oluştuğu.
Hesaplama metoduna bakarsak; Brand Finance markanın sahibine ait olmasa onu kullanmak için ne kadar ödeyeceğine dair bir muhasebesel ve finansal değerleme yapıyor. Forbes’un ki de buna benzer finansal bir yaklaşım, sadece ülke ve sektör kapsam farkı var. Interbrand ise şirket karlılığı üzerine projeksiyonların yanı sıra bazı araştırma ve uzman görüşlerine dayanan markanın satın almaya etkisinin tahminini ve rakip mukayesesini hesaba katıyor. BrandZ ise bir araştırma şirketi olan Millward Brown Interbrand’le finans kısmında benzer bir yaklaşım izlerken markanın çekiciliği kısmını 50 ülkede 3 milyondan fazla kişi ile yürüttüğü marka araştırmasına dayandırıyor.

Öncelikle niye böyle bir liste var? Eğer şirket patronuysanız veya yatırımcıysanız almak, satmak için finansal rakamlara bakabilirsiniz. 
Bir yandan da Allah’ın verdiği petrolü dağıtmakla bir hizmet sektörünü karşılaştırmak da anlamlı gelmiyor. 

Kendi şirketlerimizi yurtdışındaki şirketlerle karşılaştıracaksak sektör bazında yapalım. Bizim giyim, atıştırmalık, dayanıklı tüketim markalarımızla globalleri yan yana koyalım.

Ülke içinde ise şirket bazında zaman içindeki değişime bakalım, 10, 5, 3 yılda değer nereden nereye gelmiş ve neden artmış/azalmış? 

Ben kendi hesabıma bu listelerden bir fayda görmüyorum. Bence fayda; katma değer yaratmayı, ülkeye gelir getirmeyi ve toplumsal etkiyi maksimize etmeye özendirmek olmalı. Bu değerler tüketicinin de teşvik etmek isteyeceği göstergeler olduğu için tercih sebebi olacak ve şirket için bir anlamı olacaktır.

Aslında Marka Konseyi ve TÜAD gibi platformlarda Türkiye’nin bir marka değerleme modeline sahip olması fikrini dile getiriyorum (galiba buna benzer bir fikri ilk Nuran Aksu’dan duymuştum). Örneğin (Turquality gibi) bir devlet desteği de bu kriterlere bağlanabilir.
Ne dersiniz?

Tartışmaya katılın

Okumaya devam edin